Herkes İçin Yazılım

Konu 5

Yapay zekâ modeli nedir?

7’den 70’e herkes için. Önceden hiçbir şey bilmen gerekmiyor.

Merhaba, ben Küçük Kaşif Oğuz. Bu mağarada bir canavar yaşıyormuş. Açıkçası biraz korkuyorum.

Kaydır, sayfa çevrilsin

Bir resim istedim.

Bir akşam bilgisayara bir cümle yazdım. Sadece merak ettim, ne olacak diye: “Kocaman, tüylü bir canavar. Ama gülsün.”

Ekran bir an karardı. Bilgisayarın içinden bir uğultu geldi. On üç saniye saydım.

Ekranda bir canavar duruyordu. Gülüyordu. Bunu ben çizmedim. Kimse çizmedi.

Peki kim çizdi? Ve neden bu kadar uğulduyor?

Mağaradaki canavar.

Resmi çizen, bilgisayarın içinde oturan bir şey. Biz ona model diyoruz.

Ben onu mağarada yaşayan kocaman, tüylü bir canavar gibi düşünüyorum. Çünkü ilk gördüğümde gerçekten çok korktum. Feneri bırakıp kaçacaktım.

O kadar büyük ki bir telefon fotoğrafının on binden fazla katı yer kaplıyor.

Hem de tek bir resim çizmek için.

0,0132 −0,4417 0,2081
Büyüteç altında birkaç tüy. Temsili sayılar.

Neden bu kadar büyük?

Canavar uyuyordu. Parmak uçlarımda bir adım yaklaştım, sonra bir adım daha. Büyütecimi bir tüye tuttum.

Tüy, tüy değildi. Küçük bir ayar düğmesiydi.

Kaç tane mi? Aşağı yukarı 6 milyar. Dünyada yaşayan her dört kişiden üçüne bir düğme düşüyor.

Her düğme bir sayı tutuyor. Model büyük, çünkü bu sayıların hepsini saklamak zorunda. Bunlara parametre diyoruz.

Ne yemiş bu canavar?

Düğmeler kendi kendine ayarlanmadı. Canavar büyürken çok sayıda resim gördü. Her resmin yanında onu anlatan bir cümle vardı.

Her resimde düğmelerini biraz çevirdi. “Kırmızı şapka” yazan resimlerde neyin ortak olduğunu yavaş yavaş yakaladı.

Kaç resim gördü?

Bilmiyoruz.

Ama çok, çok fazla.

Sekiz adım, sisten canavara. Temsili çizim.

Sisten resim çıkarmak.

Peki ben cümlemi yazınca canavar ne yaptı?

Önce cümlemi sayılara çevirdi. Sonra önüne rastgele bir sis koydu. Televizyondaki karıncalanma gibi, içinde hiçbir şey olmayan noktalar.

Sonra sisi azar azar sildi. Her adımda düğmelerine sordu: “Bu cümleye uyan bir resim olsaydı, bu sisin altında ne olurdu?”

Sekiz adım. Sekizinci adımda sis gitti, canavar geldi.

Canavar anlıyor mu?

Bir gün cümleme “kaslı bir dövüş oyunu karakteri” yazdım. Canavar beni kare çeneli, kocaman bir kahramana çevirdi. Ben öyle değilim.

Kahkahayı bastım. O an fark ettim: korkmuyordum artık.

Canavar “kaslı” kelimesini benim gibi anlamıyor. O kelimeyle birlikte gördüğü resimlerin ortalamasına doğru çekiliyor.

Burada benzetme kırılıyor: Canavar canlı değil. Bir şey istemiyor, bir şeyden korkmuyor, bana kızmıyor. Tüyler de düğmeler de aslında yalnızca sayı.

Ona beni öğretmek.

Canavar dünyadaki bir sürü yüzü biliyordu. Benimkini bilmiyordu.

Ona 17 fotoğrafımı gösterdim. Her fotoğrafın yanına aynı adı yazdım: ozzidman. Benim için uydurduğum, canavarın başka hiçbir yerde görmediği bir kelime.

Canavar bu fotoğraflara tekrar tekrar baktı. Her bakışta düğmelerini biraz daha çevirdi. Bir süre sonra durdurdum.

Artık cümleye ozzidman yazınca beni çiziyor.

Kulağına fısıldanan küçük not.

İşin güzel yanı şu: Canavarın düğmelerinin hiçbirini değiştirmedim.

Onun yerine yanına küçük bir not iliştirdim. Not, “bu adı duyunca düğmelerini şöyle biraz kaydır” diyor. Bu nota LoRA diyoruz.

Not, canavarın yanında minicik.

Aşağı yukarı 230’da biri. Bir fil ile kulağındaki küpe gibi.

Notsuz Eski not Küçük not
Temsili çizim, modelin gerçek çıktısı değil.

Yarı ağırlık, aynı yüz.

Bir gün notu küçültmeyi denedim. Yarı yarıya küçüldü.

Canavar yüzümü unuttu mu?

Aynı cümleyle iki resim çizdim. Biri eski notla, biri küçük notla. İkisini yan yana koydum. Farkı göremedim.

Notu tamamen çıkarınca ne mi oldu? Ekranda başka bir adam belirdi.

Dürüst not.

Bu sayfaları yazarken bilmediklerimiz de oldu.

Canavarın büyürken kaç resim gördüğünü bilmiyoruz. O resimlerin kimden geldiğini de bilmiyoruz.

Canavara yalnızca kendi fotoğraflarımı öğrettim. Başkasının yüzünü onun izni olmadan öğretmek doğru olmaz.

Bu sitedeki çizimlerin hiçbiri bu canavardan çıkmadı. Onları bilgisayar kodla çiziyor. Canavarın çizdiklerini kullandığımız yerde bunu yazıyoruz.

Canavar nerede yanılıyor?

Yanıldığı yerleri biz kendimiz yaşadık.

Sırtında dünyaya.

İlk gün feneri bırakıp kaçacaktım. Şimdi canavardan korkmuyorum. Huyunu biliyorum, ne kadar yer kapladığını biliyorum, nerede yanıldığını biliyorum.

Korku, tanımadığım içindi.

Onunla bir uygulamanın kaptanını çizdik. Bir spor uygulamasının avatarını çizdik. Her seferinde ben ne istediğimi söyledim, o sisten çıkardı.

Canavar dünyayı benim yerime gezmiyor. Ama sırtında daha uzağa gidiyorum.

Sıra sende

Bir dahaki sefere yapay zekâyla çizilmiş bir resim gördüğünde kendine sor: Bu resim hangi cümleden çıktı? Canavara kim, neyi öğretti?

Senin canavarın ne çizerdi?

Canavarın ve notun sayıları kendi denememizden ve modelin kendi tanıtım sayfasından.

Fikirler ve hikâyeler Oğuz’dan. Metinleri ve çizimleri yapay zekâyla birlikte üretiyoruz; her sayfayı Oğuz okuyup onaylıyor. Bir DemirCraftCo işi.

Başa dön